7 Nisan 2010 Çarşamba

Karma, Sır ve Ben

Hayatıma dair bazı kararlar alırken, ya çoğu zaman başarısız olur ya da bunları kabullenmek istemezdim. Gördüm ki burada kaybeden sadece benmişim; ama bir kez daha olsun bu hataya düşmemek için bir adım attım ve bu adımların arkasında durmaya sanırım bu kez emin adımlarla ilerliyeceğim. Aslında ben hayatı boyunca başarılı gözüken birisi olmuşum yani çevrem bana hep bu yönde olduğunu gösterdi ve evet düşününce öyle birisi olduğumu gördüm. Peki ya neden ilk cümleye başarısız diye başladım? Neydi bunu bana söyleten şey? Çünkü ben yıllarca aslında olmak istediğim ve yapmak istediğim şeyleri insanlara göstermemişim ve bu benim kendime attığım bir yalanmış onu gördüm. Evet çevrem beni başarılı, saygılı, kültürlü, sevgi dolu... gördü ve bu doğruda sadece yanılgı ve anlaşılamayan karma var. Bunun farkına varan kişi sayısı çok az etrafımda. Birisi de BEN.

Size ve kendime bu yanılgıyı burada göstermek istiyorum. Yıllardır kitap okurum. Kişisel Gelişim Kitapları bunların başını çeker belkide; ama o kitaplardaki olaylara, durumlara ve hikayelere çoğu zaman ya inanmadım ya da ben yapamıyorum diye bir kenara attım. Çok sonraları gördüm. Aslında bunlar yapılabilcek şeylermiş. Peki ya neden ben bunları çok geç gördüm. Çünkü bunlar iyi şeyler ve cesaretlendirici hikayeler. Biz insanoğlu her zaman ya da çoğu zaman görmek istediklerimize ya da kabullenmek istediklerimize inanırız; ama aslında bu çoğu zaman ( benim gibi durumda olan insanlar ) olmuyormuş. Kısaca size anlatayım. Çok güzel giden bir üniversite hayatım, kimse sevmesede deli gibi aşık olduğum bir kız arkadaşım vardı ve tüm bunları tek bir kalemde geride bıraktım. İşte hikayemin başlangıcı;

Evet herşeyi sildim ve Japonya’ya hayatımın dönüm noktasının başlangıç doğrusunu çizmeye gittim. Karma’nın başladığı yere. Herkesin hayatında büyük izler taşıyan isimler vardır. Bu onların idolleri olabilir. Bunlardan bende de var. Hemde bende diğer insanlarda olmayan tipte kişiler bunlar. İki tane boyları 1.65 olan bayan bunlar; Ben gerçek isimlerini kullanacağım Sergül ve Seray bu kişiler. Ben Japonya’ya bu iki isim için gittim. Hayır diyemediğm gözlerinin içlerine baktığımda bile gözlerimi dolduran iki tane kocaman kadın bunlar. Ben onlara abla derim. Her şey o kadar farklı olacaktı ki bizim için Japonya’da yeni bir yaşam bizleri bekliyordu; ama bir şeyi bilmiyordum. Onların bildiği Karma’nın benimle birlikte olduğunu ve ben hep panik havasında ve kötü enerji ile besleniyordum gün ve gün Japonya’da sanki geri dönersem her şeyin çok kötü olacağını telkin ediyormuşum gibi ve evet öyle de etmişim ve geri döndüm; ama yarı buruk yarı özlemle. İşte ilk cümlemde de dediğim gibi ben başarısız olmaya başlamışım. Bunun tersine insanlar sanki Japonya’ya gitmek çok zormuş ve imkansızmış gibi konuşup benim aslında çok büyük işler başardığımı iletmişler bana. Aslında değilmiş. Sadece Karma imiş.

Döndükten sonra bir arkadaşım sayesinde bir TV kanalı için Yapım Ekibinde Sanat Yönetmeni asistanlığı yapmaya başladım. Yine kendime sadece bu sefer de olmazma yandın Sercan bittin oğlum sen demeye başlamışım kendi kendime. Yine kötü enerjiyi bedenimle şeviştirmeye hatta bu zamanlarda Orgazmın doruklarına taşımışım ki sadece 1 ay sürdü bu iş benim için. Yine başarısızlık göstergesi derken çevrem sürekli olarak “ya nasıl bir insansın helal olsun sana yaptıklarınla gurur duymalısın” Neden mi? Çünkü ben TV kanalında işe yaramayan bir asistandım ama kimse bunu görmedi ve gene Karma boy gösterdi. Onların bana gönderdiği yanlış başarı telkini!... Derken İstanbul’a taşınmaya ve orada bir hayat kurmaya karar verdim. (Tabi daha ben 21 yaşındayım unutmadan sanki evde aç çocuk çoluk varJ çalış, çalış, çalış) Nihayetinde bir iş buldum. Yine hayatımda yeri olan sayılı insanlardan birisi sayesinde. Otelde resepsiyonda çalışıyorum, derken herşey on numara hayat harika bravo bana; hayır enerjim artık %90 kötü enerjiden oluşuyor. Burası da tutmadı bence bu saatten sonra intihar etmeliJ. Hayır son bir kez kendimi topladıktan sonra ki bu yaklaşık bir ayımı aldı. Psiklojik bozuklular ve başarısızlık korkusu. Yani hastalık! Neyse ailemin isteği doğrultusunda okuluma dönmeye karar verdim. Burada herşey iyi mi oldu? Tersine aynı şeyleri yani kötü enerji ile bugüne kadar yaşadım. Ta ki artık kendimi dinlemeliyim diyene kadar toplam 17 ay sonraya. Neyse şu söz doğruymuş “Zaman her şeyin ilacıdır”. Son anda kulağımda bir ses beni yiyip biterene kadar fısıldadı da fılsıdadı. “Sergül’ün Karması” Hayatının sırrını bul. Bana hep bunu telkin etti. Yani diğer insanların söylediği tatlı yalan ya da düzelteyim benim aslında yapmam gereken, görmem gereken doğruyu bana telkin edemedikleri. Kendi özendikleri ya da yapmak istedikleri şeylerin bir kısmını da olsa benim yapamamdaki çekiciliğin dışına çıkamamaları; ama yanlış anlamayın sakın beni ben kimseyi suçlamıyorum kendimi bile. Sadece ilk cümlemde dediğim gibi “Hayatıma dair bazı kararlar alırken, ya çoğu zaman başarısız olur ya da bunları kabullenmek istemezdim”.

Neyseki artık biliyorum... Ben Sergül’ün dediği gibi iyi şeyleri çağırmaya ve hayatımın sırrını yani kendi Karma’mı yaşamaya karar verdim. Bunun için Başta Sergül’ ve sonra diğer güçlü idolüm Seray’ıma Kucak dolu sevgimi ve saygımı burdan onlara gönderiyorum. İyi ki varsınız ve iyiki benimlesiniz...

Sevgilerimle...

2 Ay Ömrü Kalan Profesörün Son Dersi...

video

Belki bir çoğunuz izlemişsinizdir ama ben blogum da da paylaşmak istedim... Beni etkileyen güzel bir video...